Türk televizyonlarının yayın kalitesi düşüyor


0

Televizyon kültürü bizde 1980 yıllarının sonuna doğru evlerde yerini almış ve devlet eliyle TRT ile hayatımıza girmiştir. O dönemde devletin sunduğu haberler ve bir kaç yayın haricinde içerik yokken günümüzde özel televizyonların da etkisiyle yayıncılığın ardına sığınarak ne bulurlarsa toplumun gözleri önüne seriyorlar. Ürettikleri içeriğin kaliteli olması, belli ilkeleri olması gibi kriterler aranmıyor.

Aranan tek kriter izleniyor mu? Para kazandırıyor mu? Para kazandırıyorsa RTÜK’ün vereceği cezalara da katlanarak yayıncılık anlayışlarına devam ediyorlar.

Türk Televizyonları Dizi ve Gündüz Kuşağı Programlar Üretiyor

Birçok kanalda gündüz saatlerinde evlilik programları hakim iken akşam saatlerinde ise tamamen dizilere teslim oluyoruz. Televizyon kanalları sektörlere göre ayrışmaya başladı. Örneğin ATV genel bir tv kanalıyken A Haber, A Spor gibi yan kanallar da diğer sektörlere hizmet etmek için yayın yapmaya başladı. Buna benzer şekilde birçok kanal uygulama yapıyor. Fakat bu ayrıştırma izlenen kanallarda içeriklerin kalitesini düşürdüğü gibi, izleyicinin de televizyon kanalından alabileceği önemli bilgiler azalmış oluyor.

En son ne zaman özel bir televizyonda film izleyebildiniz?

Yıllar önce Star TV pazar günleri sinema kuşağı yapar ve yabancı filmler yayınlardı. Pazar gününü iple çekerdik. Her ne olduysa 2000’li yıllardan sonra film sektörü televizyonlardan ayrışmaya başladı. Eskiden de sinemalar rağbet görürdü fakat sinemaya gitmeyenler televizyondan film izleme keyfinden mahrum kalmazdı. Mahrum bırakılmazdı desek daha doğru olacak sanıyorum. Televizyonların film yayınlamama uygulamasıyla toplum film sektöründen uzak mı kaldı? Hayır. Sinema sektörü devam ediyor haliyle. Dijital olarak yayın yapan film siteleri de çevrimiçi film izleme imkanı sunuyor ve ihtiyacı giderme noktasında katkı yapıyor.

Evlilik programları ve buna benzer konsept programlar toplum ahlakına uymuyor

Evlilik programlarının ilk çıktığı zamanları hatırlayın. Ondan öncesinde Biri Bizi Gözetliyor programını anımsayın. Bu tür programları yaşantımıza dahil ederek insanların özel hayatlarında paylaşabilecekleri değerleri ulu orta televizyon karşısında yetişkin, çocuk demeden yayınlamaya başladılar. Bu yayınların belli bir çizgisi olmadığı gibi özellikle gençlerin aklını kirletmekte, ahlak çöküntüsü yaşamalarına sebep olmaktaydı. Bu programlar ilk çıktığında herkesin hoşuna gitse de şimdi o dönemde televizyonda gördükleri şeyleri gülerek izleyen ebeveynlerine ben arkadaşımla çıkıyorum hadi eyvallah diyen çocuklar yanıt veriyorlar. Kısaca çocuklarınıza kızmayın, onları bu yaşantıya özendiren sizin gülümseyerek izlediğiniz bu tür televizyon programlarıdır.

Yazıyı uzatarak daha fazla canınızı sıkmak istemem elbette, fakat televizyon sınırları çizilmemiş ayrı bir dünya. Biz bu çizgileri çizilmemiş yayınlar içerisinde kaybolurken acaba kendi dünyamızda neleri kaybediyoruz? farkında mıyız?


Like it? Share with your friends!

0
Aykut Özcan

15 yıldır IT sektöründe aktif olarak çalışıyorum. Yazma eğilimim sebebiyle şiir ile başladığım serüvenim bugün Blog yazmakla devam ediyor. Aklıma, vicdanıma, ruhuma uydurabildiğim, sığdırabildiğim konuları burada ele alacağım.